@KuraniZeka
Bülend Sungur

KURÂN ve AĞIR HİPNOTİK TRANS ya da ÖLÜ TOPRAĞI

---------------------------------------------------------------------------------

Bu ağır mevzuyu, farklı açılardan vurguluyor ve tekrar tekrar işliyorum. Şunu, uzmanlar şahıslar dahil kimsenin layıkı veçhile anlayamadığı veya cevaplayamadığı kanaatindeyim. “Bizim, 1400 sene sonra -üstelik en çok ihtiyaç duyduğumuz bir çağda- Kurân’dan öğreneceklerimiz, ders/ilim olarak çıkartabileceklerimiz bitti mi?! Kurân’dan doğan branşlarda ve hayatımıza yön veren İslami ilimlerde her şey süt liman mı…?? Geçmişten bugünlere intikal etmiş hatalar, eksikler yok mu…?? Yeni yeni meseleler; en yeni ihtiyaçlar karşısında dînimiz/Kurân’ımız ne der; Rasulullah Efendimiz çağdaşımız olsaydı "O ne derdi" diye yana yakıla arayış içinde değil miyiz…??

Eğer, bütün bunlar doğru ise asıl büyük soru şudur: Yeni problemler icat etmeden eskilerini onarmaya ve çağın getirdiği yenilikler karşısında bize ait cevaplar bulmaya nasıl muktedir olacağız…?? Kurân orada duruyor; mucizedir diyoruz… Peki, neden dilinden anlamıyoruz?! Neden bu kadar çaresiz ve darmadığınız?! Nasıl olacak?! Kurân’ımız yaralarımıza merhem olacak seviyede NASIL ve ne zaman okunabilecek…?! Kim veya kimler okuyabilecek…?! Neyi veya kimi bekliyoruz?! Rasulullah’ın teşrif buyurup bize Kurân’ın sırlarını tek tek saymasını mı bekliyoruz…?!

Peki, Efendimiz gelirse kendisini bir bakışta tanıyacak mıyız?! Hoşgeldiniz Ya Rasulallah diyerek hemen onun yanında/safında/tarafında yer alabilecek miyiz?! Öyle bir geliş olsaydı; Mekkeli müşrikler, Medineli münafıklar gibi davranmayacağımıza dair senedimiz mi var…?! İmanımız bu kadar kavî, kendimizden bu kadar emîn isek, âlemi İslam’ın durumu neden böyledir?!

Evet; Kurân orada ve biz buradayız… Ardımızda ve önümüzde problemler dağ gibi… Nasıl çözeceğiz?! Var mı uzman şahıslardan fikirleri ve vizyonları olan…?!

Böyle sordum diye, bana lütfen “Kurân’a dönüş” sloganlarıyla gelmeyin… Bana, sloganlarla gelmeyin.

Nasıl yapsak peki…?! Her İslam ülkesinden 1000 ilahiyatçı seçsek ve onları bir stadyuma toplasak; bil’ittifak çözüm reçetesi oluşturmadan ve yol haritası çizmeden oradan çıkmalarına müsaade etmesek; bu çare olur mu acaba…?! :)

Şu kadar söyledikten sonra, hâlen daha “ihtilafın rahmet olduğunu” bendenize hatırlatacak olanlar varsa; benim de “deliye her gün bayram” diyerek acı acı gülesim var!

Sözün özü: Kurân MUCİZE ise -ki muhakkak öyledir- onunla konuşun/onu konuşturun A HOCALAR!! Onunla konuşamıyor; onu konuşturamıyorsanız ya da Kurân sizinle konuşmaya tenezzül etmiyorsa; oturup hüngür hüngür ağlayın A HOCALAR!!

Bülend Sungur
3 Mart 2016


via Twishort Web App

Retweet Reply
Made by @trknov
Tweesome! AI Tweet Generator